Kategori: Genel

  • Film Çekmek için İlk Adımlar 1

    Film Çekmek için İlk Adımlar 1

    About Us

    Bir gün uyandın ve bir film çekmek istediğini fark ettin, veya zaten yıllardır bunun hayalini kuruyorsun. Peki nasıl bir film çekebilirsin ?

    Film çekmek aslında göründüğü kadar zor bir iş değildir. İlk önce sağlam güvendiğin bir temaya ve öyküye sahip olmalısın.

    Burada herhangi bir sınırın yok. Hayal gücünü istediğin kadar kullanabilirsin, tabi fazlada uçma çünkü filmi çekerken bütçeyi fazla zorlamak istemezsin.

    Fikrini buldun diyelim, sakın burada bittiğini sanma. Fikirler ilk başta sana çok güzel gelebilir. O yüzden bu fikri biraz daha büyütmemiz lazım. Fikir bir öykü olmalı.

    Öykü yazmak hayatımızda yüzyıllardır vardır. İnsanlar hayatları boyunca birbirlerine ateş başında öyküler, hikayeler anlatmıştır. Kimi zaman çocuklara yaramazlık yapmasınlar diye korku salmak için. Kimi zaman savaş öncesi askeri ateşlemek, gaza getirmek için.

    Sen de öykünü yazarken hikayenin temelini atman lazım. Ne için yazıyorsun. Belki bir yaraya parmak basacaksın, belki de bir aşk hikayesi anlatacaksın, yada sadece içindeki bir derdi dışa vuracaksın. Hiç fark etmez, ama bunu başta belirlemen lazım. Ne yazdığını, ne için yazdığını.

    Burada sana elimden geldiğince, kendi edindiğim tecrübeler ile yardımcı olmaya çalışıyorum. Sonuçta 25.Kare bunun için var…

  • Kısık Reel Videolar: Instagram’ın Yeni Akımı

    Kısık Reel Videolar: Instagram’ın Yeni Akımı

    About Us

    İnstagramın Yeni Akımı Kısık Reel videoları nasıl yapılır?

    İnstagramda yeni moda olan bu akım normal reel boyutlarından farklı bir boyutla göze sanki bir perde arasından yada kapı deliğinden bakıyormuş hissi veriyor.

    Benim fikrimi sorarsanız tamamen saçmalıktan ibaret. O boyutta bir videonun hiçbir estetiklik taşımadığını taşımayacağını biliyorsunuzdur. 5120 x 1080 Boyutlarındaki bir videoda bir BOK görüntüsü çekseniz bile gözünüze güzelmiş gibi gelecek. ,

    Ama tabi estetik videonuzdan bir o kadar da uzaklaşacak. Çünkü göremediğin şey estetikte olmaz.

    25.Kare ekibi olarak size yine de bu boyutları vereceğiz. Yukarıda da yazdığım gibi 5120×1080 olarak çalışırsanız. bu görüntüye ulaşırsınız.

     

  • Gossip Girl: Moda ve Kültür Üzerindeki Etkisi

    Gossip Girl: Moda ve Kültür Üzerindeki Etkisi

    About Us

    Sinema ve dizi sektörünün oldukça büyük bir yankı alanına sahip olması gerçeği inkâr edilemez. Özellikle globalde ses getiren işler, sinemaseverleri hatta bazen bu konuyla ilgisi dahi olmayan kişilerin bile yaşam tarzını etkilemeye başlıyor. Nasıl mı? Buna verilebilecek en iyi örneklerden bir tanesi kesinlikle Gossip Girl dizisidir.

    Bu dizi, çıktığı dönemde izleyicilerini yalnızca konusu ve kamera arkası skandallarıyla etkilemekle kalmadı; döneminin moda anlayışını da baştan sona etkiledi, şüphesiz.

    Tüm kıyafetlerin eşsiz parçalar olmasının yanı sıra, karakterlerin kişilikleriyle de oldukça uyumluydu. Örneğin Chuck Bass karakterinin kişiliğini yansıtan mor rengi sıklıkla kıyafetlerinde kullanması; Blair Waldorf’un saç bandanalarıyla narin ve çocuksu tarafını yansıtması; Serena van der Woodsen’ın iddialı, Jenny Humphrey’nin gotik, Dan Humphrey’nin sıradan ve Nate Archibald’ın ise sporcu giyim tarzı, karakter analizini çok iyi yansıtan unsurlardı. Sinema için önemli olan görsellik, popülarite anlamında bu dizide kesinlikle başarıya ulaşmıştı diyebiliriz.

    Zamanda yolculuk yapar ve saç bandanaları, desenli çoraplar, parlak ceketler giyen insanlarla karşılaşırsanız bilin ki Gossip Girl birazdan yeni bölümüyle ekranlarda olacaktır. Yani kısacası, sinema ve dizi sektörü doğru parçalar bir araya getirildiğinde bir devrim niteliği taşıyabilecek kadar önemlidir.

     

  • Sinema Sektöründeki Yozlaşma: Emekçiler ve Patronlar

    Sinema Sektöründeki Yozlaşma: Emekçiler ve Patronlar

    About Us

    Sinema Sektörü neden bu kadar yozlaşmış ve kötü? Burada suç emekçinin mi, yoksa patronun mu ? Neden bu kadar çok üretirken bu kadar kötü işler çıkartıyoruz ?

    Sinema sektörü Türkiye’ de yozlaşmış durumda. İş ortamında kadınlar belli taciz ve mobinge maruz kalıyor. Tabi tek kadınlar değil, asistanlar şeflerinin egosu yüzünden hakaretlere ve aşağılamaya maruz kalıyor.

    Kimse sesini çıkarmıyor, ama neden ? Alan memnun veren memnun durumu değil bu. İşe ihtiyacı olan gençler bu durumlara katlanmak zorunda, ekonomik zorluklar insanların hayatındaki bazı önemli kararları etkiliyor.

    Ama susmak ne kadar doğru… Sendikalar sadece ses çıkarıyor. hiçbir hareket veya eylem bulunmamakta. Bir boykot söz konusu değil. Sektörün kölesi değil, sahipleri biz emekçileriz. Bir Film varsa sebebi biziz. Haklarımızı savunmalı ve bu yozlaşmış sektörü sallayıp kendine getirmeliyiz…

     

  • SONY FX2

    SONY FX2

    About Us

    Sony’nin sinema kamerası serisi, FX serisi, profesyonellerin ve video meraklılarının gözdesi olmaya devam ediyor. Bu serinin en yeni üyelerinden Sony FX2, kompakt yapısı ve etkileyici video performansıyla dikkatleri üzerine çekiyor. Peki, FX2 gerçekten bir sonraki video prodüksiyonunuz için doğru seçim mi? Bu yazıda, kameranın öne çıkan özelliklerine, artılara ve eksilere yakından bakacağız.

    Neden Sony FX2?

    FX2, adından da anlaşılabileceği gibi, sinema kamerası özelliklerini daha küçük ve kullanışlı bir gövdeye sığdırmayı amaçlıyor. Kamera, Sony’nin üst düzey sinema kameralarından miras aldığı renk bilimi, dinamik aralık ve güçlü işlemcisiyle öne çıkıyor. Bu, kullanıcıların hem profesyonel film setlerinde hem de bağımsız projelerde yüksek kaliteli görüntüler elde etmesini sağlıyor.

    Öne Çıkan Özellikler

    • Full Frame Sensör: FX2, sığ alan derinliği ve mükemmel düşük ışık performansı sunan full frame sensöre sahip. Bu özellik, videolarınıza sinematik bir dokunuş katmak için idealdir.
    • Sinematik Renkler: FX2, Sony’nin beğenilen S-Cinetone ve Cine EI çekim profillerini bünyesinde barındırıyor. Bu sayede post prodüksiyon sürecinde daha az uğraşarak doğrudan göz alıcı renkler elde etmeniz mümkün oluyor.
    • Gelişmiş Oto-Odaklama: Sony’nin sektör lideri otomatik odaklama (AF) sistemi, FX2’de de yer alıyor. Hızlı ve isabetli AF performansı, özellikle tek kişilik çekimlerde veya hareketli sahnelerde büyük kolaylık sağlıyor.
    • Ergonomik Tasarım: FX2’nin kompakt gövdesi, uzun süreli çekimler için kolaylık sağlarken, çok sayıda ayarlanabilir tuş ve menü yapısı sayesinde kullanım esnekliği sunuyor.

    Kimler İçin İdeal?

    Sony FX2, video prodüksiyonuyla profesyonel olarak ilgilenenler, bağımsız film yapımcıları, reklam ve müzik videosu çekenler için mükemmel bir seçenek. Ayrıca, mevcut ekipmanlarını bir üst seviyeye taşımak isteyen içerik üreticileri de bu kameranın sağladığı kalite ve esneklikten büyük fayda sağlayabilir.

    Sonuç

    Sony FX2, küçük gövdesine büyük bir güç sığdıran etkileyici bir sinema kamerası. Özellikle video kalitesini önceliklendiren ve taşınabilirlik arayan kullanıcılar için ideal bir tercih. Eğer sinema dünyasına adım atmayı planlıyor veya mevcut videolarınızın kalitesini artırmak istiyorsanız, FX2 kesinlikle listenizde en üst sıralarda yer almalı.

  • Senaryo Yazarlığı: Görsel Hikaye Anlatımı

    Senaryo Yazarlığı: Görsel Hikaye Anlatımı

    About Us

    Senaryo yazarlığı, sadece bir hikayeyi kâğıda dökmekten çok daha fazlasıdır; beyaz perdenin veya ekranın görünen yüzünün ardındaki mimariyi oluşturma sanatıdır. Bir film veya dizi projesi, senaryo ile başlar ve bir yazarın kelimelerle kurduğu bu dünya, oyuncuların nefesiyle, yönetmenin vizyonuyla ve kameranın gözüyle hayat bulur. Peki, senaryo yazarlığı tam olarak nedir ve neden bu kadar büyüleyici bir alandır?

    Senaryo yazarlığı, görsel bir hikaye anlatma biçimidir. Roman yazımından farklı olarak, bir senaryoda karakterlerin iç sesleri veya detaylı mekan betimlemeleri yer almaz. Bunun yerine, her şey diyaloglar ve aksiyonlar üzerinden anlatılır. Bir senarist, okuyucunun değil, izleyicinin deneyimini düşünmek zorundadır. Yazdığı her satır, kameranın görebileceği, oyuncunun oynayabileceği ve izleyicinin hissedebileceği bir şeye dönüşmelidir.

    Bu alan, belirli kurallara ve formata sahiptir. Üç Perde Yapısı, kahramanın yolculuğu ve karakter arkları gibi temel kavramlar, başarılı bir senaryonun omurgasını oluşturur. Ancak bu kurallar, yaratıcılığın önünde bir engel değil, tam tersine hikaye anlatıcısına yol gösteren bir pusuladır. En iyi senaristler, bu kuralları bilerek esneten ve kendi benzersiz seslerini bulabilenlerdir.

    Senaryo yazarlığı, sabır, disiplin ve bitmek bilmeyen bir gözlem yeteneği gerektirir. Çevrenizdeki insanları, olayları ve dünyayı sürekli olarak analiz etmeli, her durumun potansiyel bir hikaye barındırdığını fark etmelisiniz. Bir yazarın en büyük gücü, sıradan bir anı alıp onu olağanüstü kılabilme yeteneğidir.

    Sonuç olarak, bir senarist olmak, sadece kelimelerle oynamak değil, aynı zamanda hayallerin ve fikirlerin somut bir esere dönüşmesine öncülük etmektir. Bir sonraki favori filminizin veya dizinizin temelinin, bir yazarın “Sahne 1” yazısıyla başlayan o boş sayfada atıldığını unutmayın. Bu büyüleyici yolculuk, sinemayı sinema yapan en temel unsurdur.

  • Sinemanın Gücü: Hikaye Anlatımında Rolü

    Sinemanın Gücü: Hikaye Anlatımında Rolü

    About Us

    Sinema, sadece bir eğlence biçimi değil, aynı zamanda görsel ve işitsel bir hikaye anlatım sanatıdır. Kısaca tanımlamak gerekirse, hareketli görüntülerin ve sesin bir araya gelerek izleyiciye bir hikaye, bir duygu veya bir düşünce aktardığı sanattır. Bu büyülü dünya, izleyicisini kendi gerçekliğinden alıp, farklı dünyalara ve zamanlara taşıma gücüne sahiptir.

    Sinema kavramı, film yapım sürecinden (senaryo, çekim, montaj), filmlerin dağıtımına ve nihayetinde izleyiciyle buluştuğu gösterim sürecine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Filmler, belgesellerden bilim kurguya, romantik komedilerden gerilim filmlerine kadar uzanan sayısız türde karşımıza çıkar. Her tür, kendi içinde farklı bir amaca hizmet ederken, hepsinin ortak noktası, insan hikayelerini merkeze almasıdır.

    Sinemanın bir sanat formu olmasının yanı sıra, devasa bir endüstri ve güçlü bir kültürel araç olduğu da unutulmamalıdır. Filmler, toplumların değerlerini, inançlarını ve tarihini yansıtabilir; aynı zamanda eleştirel bir ayna görevi de görebilir. Kültürel bir olgu olarak sinema, popüler kültürü şekillendirir, modayı etkiler ve hatta konuşma dilimize yeni ifadeler kazandırabilir.

    Özetle, sinema bir perdenin ötesinde; bir sanat, bir endüstri ve en önemlisi, insan ruhuna dokunan evrensel bir hikaye anlatım biçimidir. Bizi güldüren, ağlatan, düşündüren ve ilham veren bu sanat dalı, tarihin en güçlü iletişim araçlarından biri olmaya devam etmektedir.